BLOG

TEKNE TATİLİ PAHALI MI?

Bu soruya cevap vermek çok da kolay değil. Şöyle düşünmek gerekiyor: Tatil yapılan tekneler genellikle 3 kabin ya da 4 kabin olarak sunulur. Bu da teknelerde 3 ailenin, 3 arkadaşın ya da 3 çiftin birlikte tatil yapabilmesi anlamına gelir. Haftalık tekne kiralama fiyatları genellikle bu hesap üzerinden yapılır. Tek bir kabinin parasını ödediğinizi düşündüğünüzde aslında tekne tatili, otel tatilinden daha pahalı değildir.

Ülkemizi ziyaret eden Rusların tekneleri kalabalık gruplar olarak kiraladığını görüyoruz. Böylece tüm masrafları bölüşüyorlar ve kişi başı düşen rakam çok daha az oluyor. Bizim ülkemizde de tekneleri arkadaş grubu olarak kiralayanlar için aynı şey geçerli. Fakat tekneyi başkalarıyla paylaşmak istemiyorsanız, ailenizle ya da tek bir çift olarak geçirmek istiyorsanız tabii ki teknede diğer tatillere kıyasla biraz daha pahalı olacaktır.

Ayrıca, tekne kiralama firmaları marina masrafı, bakım masrafları gibi pek çok ek maliyetle yüz yüze oldukları için bu maliyetleri tekne kiralama fiyatlarına yansıtırlar.

Tekne tatilinde diğer tatillerde yaşamadığınız pek çok farklı deneyim yaşarsınız. Hiç kimselerin olmadığı ıssız koylarda yüzebilirsiniz, tertemiz sulara atlayabilirsiniz, yelken deneyimi yaşayabilirsiniz, farklı bir dünyaya ait pek çok bilgiyi edinebilirsiniz. Bu açılardan baktığınızda harcadığınız paranın karşılığını kesinlikle alırsınız.

Özetlemek gerekirse, eğer siz de bir tekne tatiline düşünüyorsanız, yakın bulduğunuz arkadaşlarınızla diğer ailelerle ortak bir organizasyon yaparak tekneyi ve masrafları bölüşebilirsiniz. Yakın bile olsa başkalarıyla kısıtlı bir mekanda bir hafta boyunca paylaşacak olmak bazı insanlar için çekici gelmiyor. Fakat bizim deneyimlerimize göre tekne tatillerinde insanlar birbirlerine çok daha yakınlaşıyorlar, çünkü birlikte özgün bir deneyim yaşıyorlar. Hatta birbirini hiç tanımayan insanlar, uzun sürecek dostlukları bu tatillerde inşa ediyorlar.

Tekne ile tatil yaptıktan sonra diğer tatil anılarınız gerçekten zayıf kalacak. Yaptığınız tatil uzun bir süre en iyi tatil listenizin başında yer alacak


TEKNECİLİK SİZE GÖRE BİR İŞ Mİ?

Denizci olmak için çok fazla kriter gerekmiyor ama iyi bir denizci olmak için bazı beceriler ve kişilik özelliklerine sahip olmanız gerekiyor.


Pek çoğumuz bu işlere sonradan giriyoruz belli bir yaştan sonra heves ediyoruz. Babadan atadan denizci olan çok fazla kaptan arkadaşımız yok etrafımızda. Zaten bu önemli bir kriter de değil ama, belli bir yaşın üzerinde bu işlere girince örneğin 30'undan 40'ından sonra, kendimize bazı soruları sormamız gerekiyor.


Çünkü 30-40 yaş demek bazı iyi veya kötü bazı alışkanlıkların artık kişiliğimizde oturmuş olması demek. Gençler iyi olmadıkları konularda kendilerini geliştirme istek ve kararlılığı bulabilirler. Alışkanlıkları çok güçlü değildir ve değiştirebilirler. Ama ilerleyen yaşlara gelip tekneciliğe heves etmiş biri bazı şeyleri hesaba katması gerekir.

 

Bu iş size göre mi? Ya da bu işlere girmenin zamanı mı? Yelken eğitimlerinde öğrenilebilecek şeyler ama eğitmenlerin size öğremeyeceğiz bazı şeyler de var. Bunlar değiştirilmesi zor olan alışkanlıklarımız ve kişisel özelliklerimiz.  Bu işe başlamadan önce kendinize sormanız gereken birkaç soruyu derledik


El becerileri olan biri misiniz?  

En önemli konulardan biri bu. Bazıları bir çiviyi çakarken bile acemice yapar. Eline yakışmıyor denir ya. Belli bir yaştan sonra bu durumu tersine çevirmek çok kolay değil. Ama denizcilikte el becerilerine çok ihtiyacınız var. Eğer bu konuda zayıfsanız herkesten daha çok antrenman yapmalı ve kendinizi geliştirmelisiniz.


Yön duygunuz var mı? 

Bu bazı insanlarda olmayan bir özellik. Ne demek yön duygusu. Gittiğiniz yerlerde kuzeyi güneyi doğuyu batıyı algılayabiliyor musunuz? Bir haritaya gittiğiniz yöne göre tersten baktığınızda kafanız karışıyor mu? Ne var bunda diyeceksiniz ama bunu yapamayan çok insan var.  Nereden geldik, hangi yöne döndük, hava hangi yönden gelecek, dalga nereden gelecek gibi önemli konular hep yön duygumuzla ilgili.


Hesap kitap işlerinde iyi misiniz?

Hesap kitap derken para pul hesabından bahsetmiyoruz. "Yol= hız x zaman" gibi temel bazı matematik hesaplardan bahsediyoruz. Çünkü seyir planlama demek sürekli bu hesapları yapmak, mil, knot, zaman dönüşümleri, bazı enlem, boylam hesapları, malzeme ölçüleri gibi bazı rakamsal işleri hızlıca  yapabilmeyi gerektiriyor. Temel matematik olmazsa kaptanlık zor zanaat.


Ölçü demişken.. Teknik konulara yatkın mısınız?

Eski tekne yeni tekne hiç farketmez her tekne çocuk gibi sürekli bakım ister. Bazen motor, bazen arma sorunları, bazen elektronik sorunlar. Bunlarda uzman olmasanız bile teknik konulara biraz yatkınlığınız olması gerekiyor.. Yatkın olursanız bilmediğiniz konuları çok hızlı öğrenirsiniz.


Kirli işlere girişebilir misiniz?

Bu teknik konuları marinalarda ustayı çağırıp halledebiliyorsunuz ama denizde seyirde her an başınıza yağlı kirli sorunlar gelebilir. Hemen kolları sıvayıp tıkanmış bir tuvaleti açabilir misiniz mesela?


Kendi işinizi kendiniz mi halledersiniz yoksa birilerine ihale etmeyi mi seversiniz?

Bazılarımız ya yaptığımız meslekten ötürü, ya yetiştirilme tarzımızdan ötürü ya eş durumundan dolayı hizmet almaya çok alışmışızdır. Biri alır getirir, biri hazırlar, biri servis eder. Yerinden kalkmaya üşenen biriyseniz bu iş pek size göre değil. En azından yelkenli işi size göre değil. Tabi ki bir motoryatta personelinizle mutlu olabilirsiniz.. Ama iyi bir kaptan olabilir misiniz o tartışılır.


Yemek yapabilir misiniz?

Yine biraz evvelki konuya geliyor ama, bazı arkadaşlarımız var, kimse yemek hazırlamazsa yemek yemez mesala. Çünkü mutfaktaki işleri beyni red deder, öğrenemez ya da mutfağa girmek istemez. Ama teknecilikte her zaman dışarılarda yeme şansı olmuyor. Komplike yemekler yapamasanız bile makarna bile haşlayamayan biriyseniz teknede işiniz zor.


Konformist misiniz?

Suyun elektriğin bol bol olmadığı, yattığımız duş aldığımız yerlerin çok geniş olmadığı bir dünya yelkenli dünyası. Tabi herşey bol bol geniş geniş olsun diyorsanız ya daha üst segment tekneleri düşünebilirsiniz ama önemli olan sizin konforlu olmayan şartları nasıl karşıladığınız. Çünkü konforun sınırı yok. Fazla konformistseniz her tekne sizi bir gün darlayacaktır.


Kendi başınıza zaman geçirebilen biri misiniz?..

Yalnız kalmak bazıları için çok zordur. Mutlaka yanlarında birileri olsun isterler. Tek başlarına kaldıklarında çok sıkılırlar. Bu durum teknecilikte sık başa gelen bir durumdur. Teknenizde biri olsa bile uzun seyirlerde herkes bir tarafa çekildiğinde siz kendi başınıza geçirdiğiniz zamandan keyif alabilir misiniz?


Sakin ve sabırlı biri misiniz?

Denizcilik dünyası sizi sinirlendirebilecek pek çok dış etkenle doludur. Yan tekneden gelen müzik ya da kahkahalar sizi delirtir mi? Teknede biri birşey kırıp döktüğünde içiniz ferah kalır mı? Başka biri yüzünden pervanenize halat dolansa sakin kalabilir misiniz? Eğer zor durumlarda sakin kalmak yerine fevri ve öfkeli davranıyorsanız, kalpleri kırıp sonradan "beni de böyle kabul" edin diyorsanız bu işi hiç yapmayınız. Tabi ki sinirli biri de iyi bir kaptan olabilir ama ne denizciliğe tad verir ne teknedekilere..


Paylaşmayı sever misiniz?

Buna hemen tabi ki dediğinizi duyar gibiyim. Denizcilik dünyadan uzak bir hobi gibi gözükse de ya da bazılarımız bunu bu yüzden seçse de deniz komşuluğun en fazla yaşandığı yerlerden biri.. Bu iskelelerde komşunuz yanı başınızda. Koylarda 20-30 metre ileride bir başka komşu bağlı. Bazen bir şişe içecek paylaşılıyor bazen de o yeni aldığınız gıcır gıcır tornavida takımını komşunuza vermeniz gerekiyor.  


Sukuneti sever misiniz yoksa hep hareket mi istersiniz?

Teknenizde uyandığınızda, bazen gün boyu bazen tüm gece herşey sakin olur. Ya da 10-12 saat süren bazen günler süren seyirler yapmanız gerekebilir. Bazı insanlar hep bir aksiyon içinde olmak ister ama teknede çoğu zaman denize atlamaktan daha büyük aksiyon bulamazsınız. Arasıra deli deli yelken yapsanız da işin büyük kısmı sükunettir. Eğer bu sakinlikten hoşlanmıyorsanız teknecilik size biraz zor gelebilir.


İş hayatınız ne durumda?

Hala hergün bir dükkana fabrikaya ofise gitmeniz gerekiyor mu? Hayatınızın büyük bir kısmı hala iş ise arasıra tekneye çıksanız bile kendinizi geliştirme şansı bulamayacaksınız. Kafanız işinizde olacak ve çoğu zaman tatlı ve denize doymadan işinize dönmeniz gerekecek. 


Çocuklarınız var mı? Büyüdüler mi?

Küçük çocuklar ve teknecilik biraz zor bir konu. Çocuğun teknede geçirdiği zaman değil tabi. Çocuklar bu dünyayı seviyor ama okulları var. Pek çok kaptan arkadaşımız hayatlarını doğal olarak çocukların okuluna göre düzenlemek zorunda kalıyor.


Evli misiniz?

Evlilikle teknenin ne alakası var demeyin? Teknecilik için bekar olmanız gerekmiyor tabi ama iyi bir evliliğiniz olması gerekiyor. Her evlilik iyi evlilik değildir malum. Eşinizle en ufak şeyden birbirinize parlayacak bir geçmişiniz varsa tekne tüm bu geçmişi sürekli su yüzüne çıkaracak tartışma alanları ile doludur. Teknede sürekli yeni kararlar vermeniz gerekir. Verilen kararlar her zaman ortak olmaz. Diğerinin kararı hoşuna gitmese bile uyum göstermek kolay beceriler değil. Eşinizle dar bir alanda birbirinizden sıkılmadan uzun süre zaman geçirebilmeniz önemli.


Denizcilik de  diğer her konu gibi kendimizi eğitebileceğimiz geliştirebileceğimiz bir konu. Yukarıdaki konulardan bazılarında iyi bazılarında kötü olabilirsiniz. Denizcilikte en önemli konu aslında yeni oluşan şartları anlama, uyum gösterme ve değişebilme yeteneğinizdir. Denizcilik teknik konular kadar iyi ve uyumlu bir insan olmayı da gerektirir.